2025'DE İŞİMİZE YARAYACAK 5 TEMEL BECERİ
- Filiz Yazgeç
- 26 Oca
- 4 dakikada okunur
"Zahmetsiz Bir Hayat" İçin Unuttuğumuz 5 Temel Beceri
Çok severek takip ettiğim sevgili Sinan Canan, son TEDX konuşmasında (yazının sonundaki videodan izleyebilirsiniz) çok hızlı değişen ve 6 ay sonramızın net olmadığı modern dünyada yol alabilmek için on temel beceriden bahsediyor. Bu beceriler, insanların değişim ve dönüşüm hızının yüksek olduğu ve teknolojinin sunduğu hazlar üzerinden manipüle edildiğimiz bu zamanlarda, gerçekten ihtiyaç duyulabilecek beceriler olarak listeleniyor. Aslında temel insan yetenekleri bunlar unuttuklarımızdan. Tekrar hatırlamak üzere bu yazıda 5 tanesinden bahsedeceğim, tüm liste için muhteşem konuşmasını dinleyin. Buyurun bakalım afiyetle..

Kendini Bilmek ( Nosce Te Ipsum): Birçok kadim öğretide ısrarla üzerinden durulan ilk adım Kendini Bilmek. Bu en önemli beceri olup, kendimizi tanımak yoluyla sahip çıkmayı da içerir. Öz keşif de diyebileceğimiz bu beceri için bir yaşam boyu zamana ihtiyacımız var, yani akşamdan sabaha olup bitecek bir süreç ve aldım kabul ettim ile yanımıza alabileceğimiz bir beceri değil. Nasıl yapacağız peki? Astroloji gibi numeroloji ve bunun gibi bizi bize anlatacak araçları yanımıza alıp "onlar vesilesi ile" kendimiz hakkında çalışacağız sevdiklerimize, kolayca yapabildiklerimize, zorlandıklarımıza, sınırlarımıza ya da sınır koyamadıklarımız, sık sık karşımıza gelen sınavlara yani özetle güçlü ve zayıf taraflarımıza bakacağız. Ve kendimizi her gün biraz daha tanıdıkça Sinan Cananın "zahmetsizce yaşayabilmek" dediği hayat yolumuzu keyifli ve akan bir hale getirme şansımızı artıracağız. Gökyüzündeki Neptün ve Satürn ikilisinin Koç burcuna geçmesi ile kendini bilme çalışmalarının ve ihtiyacının 2025 de yoğunlaşacağını söyleyebiliriz. İşte sana yardımcı olabilecek birkaç soru:
Hayatındaki en güçlü ve zayıf yönlerin neler? Bunları hangi olaylar veya deneyimler açığa çıkardı?
Kendinle ilgili en sık karşılaştığın sınırlayıcı inanç nedir? Bunu değiştirmek için yapabileceklerin var mı?
Hayatında tekrar eden bir tema veya döngü sana ne öğretmek istiyor olabilir?
Bu aralar kendinle ilgili keşfettiğin bir şey ne olurdu? Bu keşif yaşamını nasıl değiştirebilir?

Durabilmek: Sürekli bilgi, renk, söz gibi uyarıcılarla dolu bir dünyada unutmuş olduğumuz ve tekrar kullanmayı öğrenmemizin önemli olduğu "durabilme becerisi" ikinci sırada geliyor Sinan Canan'ın listesinde. Ben buna sadeleşmeyi de eklerdim açıkçası. Eylem olarak, aktivite olarak, zihin olarak dur ya da sadeleş! Böylece ne yaptığımızın bile farkında olmadan sürekli bir şeylerle meşgul tutulduğumuz hallerden, ekranlarda dalıp gittiğimiz hallerden uzaklaşıp durabildiğimizde düşünceler, duygular ve sezgiler bize söyledikleriyle bağ kurabilme şansımız oluşuyor. İşte size bu anlamda işinize yarayacak başlangıç sorusu:
Bu aralar durmaya, sessizliğe veya dinginliğe en çok ihtiyaç duyduğun zamanlar hangileri?
Şu an hayatında sürekli olarak dikkatini dağıtan şeylerden hangisiyle vedalaşabilirsin?
Hareketsiz ve sessiz kaldığında en çok hangi düşünceler seni rahatsız ediyor? Neden?
Bugün durup yalnızca nefes alarak ya da gökyüzünü seyrederek geçireceğin beş dakika sana ne hissettirirdi?

Düşük Hazları Anlamak ve Kaçınmak: İnternetin sosyal medya ile birlikte bizlere sağladığı düşük hazlara çabuk ve süresiz ulaşım kolaylığının tuzağını fark ederek başlayalım. Temizlik kısa videoları, sessizce yemek yapılanlar, ASMR'lere kadar gider bu alandaki yelpaze. Sinan Canan ekrandaki düşük hazlar sağlayan imkanlar sebebiyle vaktimizin gelip geçtiğini ve felsefe, sanat ve bilim gibi yüksek uğraşların ihmal edildiğini belirtiyor. Pek de haklı çok hızlı kitap okuyan biri değilim ama ben bile artık elime kitap almaya üşenir oldum. İmkanların teknolojik gelişmeler ile yakında çok daha artacağını düşünürsek. Burada da fark etmek ve durabilmek işimize yarayacaktır. İşte size bu anlamda işinize yarayacak başlangıç sorusu:
Günlük hayatında sana kısa süreli keyif veren ama uzun vadede boşluk hissi yaratan alışkanlıkların hangileri?
Bu düşük hazların yerine koyabileceğin bir anlamlı uğraş bulsan o ne olabilirdi?
Sana gerçek bir tatmin hissi veren en son aktivite veya uğraş neydi? Tekrar edebilir misin?

Duygusal Farkındalık: Canan, kendini tanımanın en önemli adımlarından birinin, kişinin kendi duygularını anlaması olduğunu savunuyor. Maalesef çoğumuz bu alanda dezavantajlı olarak başlıyoruz yolculuğumuza, gençliğimizi ve yetişkinliğimizin çoğunu duygularımızdan bir haber olarak geçirme şansımız pek yüksek. Kaç çeşit duygu var bilmiyoruz, duygular vücudumuzda nerede hissediyoruz farkında değiliz, duygumuzun kaynağı tetikleyicisi kökeni nedir farkında bile değiliz. Şimdi buralardan kalkıp içimizden coşan o duygulara yargısız bir şekilde bakmayı ve günlük eylemlerimizi buna göre ayarlamayı sağladığımız bir sisteme doğru evrilmemiz gerekiyor. Duygularımızı tanımayı, fark etmeyi ve yönetmeyi öğrenmekten bahsediyorum. Hem de sadece kendimizinkileri de değil, çünkü sosyal bir varlık olarak bir sürü insanla iletişim içerisindeyiz. İşte size bu anlamda işinize yarayacak başlangıç sorusu:
Son bir haftada en yoğun hissettiğin duygu neydi? Bu duygunun kaynağı ne olabilir?
Hayatındaki hangi kişiler veya olaylar seni duygusal olarak en çok tetikliyor? Bunun sebebi ne olabilir?
Duygularını daha iyi anlamak için gün içinde hangi anlarda kendine dikkatini verebilirsin?
Bir başkasının duygularını anlayabilmek için, hangi adımları atman iyi gelebilir?

Kaos ile baş ederken Rutin ve Ritüellere tutunmak: Sinan Canan'ın konuşmasında son olarak belirttiği beni de en çok çarpan yetenek alanı idi. Aklı olanın farkedeceği ve hiç kimsenin yakın süreçte bile bizi hangi gelişmelerin beklediğini bilemediği bir dünya döneminde yaşıyoruz. Ve değişim, dönüşüm ana işletim sistemi olan kaos ile dans edebilmek için rutin ve ritüellerimize ihtiyacımız var. Popüler kültürün genellikle ritüel ve rutinlere saldırarak insanları tüketiciye dönüştürdüğünü göz önünde tutarsak, sabah kalktığımızda düzenli yaptıklarımızın var olması, inanç ya da başka sebeplerle uyguladığımız ritüellerimizin olması bu süreçte bize iyi gelecektir. Unutmayın başlıkta da belirttiğim gibi 2025-2026 ile başka bir döneme geçişin hızlı ve yoğun etkisinin kaosunda buna ihtiyacımız olacak. İşte size bu anlamda işinize yarayacak başlangıç sorusu:
Hızla değişen bir dünyada kendine güvenli bir alan yaratmak için hangi alışkanlıkları geliştirebilirsin?
Rutinlerin seni özgürleştiriyor mu yoksa kısıtlıyor mu? Bunu nasıl dengeleyebilirsin?
Kaosun ortasında seni merkeze getiren bir hatırlatıcı (kelime, sembol, ritüel) ne olabilir?
Sonuç olarak alttaki konuşmada ve bu yazıda vurgulanan bu gibi temel beceriler, bizi içinde olduğumuz hızla değişen dünya sürecinde, o belirsiz yapı ile denge içinde hareket edebilme kabiliyeti verecek birer pusula niteliğinde. Kendini bilmek, durabilmek, düşük hazlardan kaçınmak, duygusal farkındalık geliştirmek ve kaosla dans edebilmek, hayatımızı daha anlamlı ve zahmetsiz bir hale getirmenin anahtarlarından. Hayatınıza bir anda almak kolay değil kabul. Ama üzerinde düşünmek, değerlendirmek üzere burada sizi bekliyorlar :)
görüşmez üzere, sevgilerimle
NOT: Sinan Canan'ın ilgili TEDX konuşması:
Comments